Cilt kızarıklığına kantaron yağı sürülür mü? Bilimsel ama anlaşılır bir bakış Değerli ziyaretçiler, Channelistanbul ekibi bu yazısında “Cilt kızarıklığına kantaron yağı sürülür mü” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor. Eskişehir’de üniversitede çalışırken en çok dikkatimi çeken şeylerden biri şu oldu: öğrenciler en basit cilt sorunlarını bile Google’da saatlerce araştırıyor. Özellikle “Cilt kızarıklığına kantaron yağı sürülür mü?” sorusu, düşündüğümden çok daha sık karşıma çıkıyor. Bir yandan doğal çözümlere yönelim artıyor, bir yandan da bilgi kirliliği insanı iyice yoruyor. Geçen hafta laboratuvardan çıkıp kantinde kahve içerken yan masada iki öğrencinin “kantaron yağı sürsek geçer mi?” diye tartıştığını duydum. O an kendi kendime gülümsedim. Çünkü…
Yorum BırakChannel İstanbul Medya Yazılar
Başlangıç: Görünmeyen Kodların Felsefi Yankısı Channelistanbul ailesine selam! Bugün gündemimizde Paralı yazılım nedir var ve detaylara birlikte bakıyoruz. Bir çocuğun bilgisayar ekranında beliren ani bir yavaşlama, bir yetişkinin banka hesabında fark ettiği beklenmedik hareketlilik ya da bir araştırmacının veri setinde sezdiği açıklanamaz bozulma… Tüm bu durumlar tek bir soruyu çağırır: Görmediğimiz bir şey, nasıl bu kadar etkili olabilir? Daha da önemlisi, “zararlı” dediğimiz şey gerçekten nedir? “Zararlı yazılım nedir?” sorusu ilk bakışta 6. sınıf bilişim teknolojileri dersinin basit bir konusu gibi görünür. Ancak bu soru, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefenin temel alanlarına dokunduğunda çok daha derin bir anlam kazanır.…
Yorum BırakMerhaba Channelistanbul takipçileri, bugün Cebirin türleri nelerdir konusunu en anlaşılır haliyle ele alıyoruz. Bu rehberin sonuna geldik; Channelistanbul sayfasında Cebirin türleri nelerdir hakkında daha fazlasını bulabilirsiniz. Değişken ve Bilinmeyen Arasındaki Fark Nedir? Kültürel Görelilik Üzerine Antropolojik Bir Okuma Kültürlerin çeşitliliği üzerine düşünmek, insan zihninin hem en eski hem de en bitmeyen uğraşlarından biri gibi görünüyor. Bir vadide göğe yükselen taş yapılar, başka bir coğrafyada rüzgârla birlikte hareket eden çadırlar, bir başka yerde ise ekranların içinde şekillenen dijital topluluklar… Her biri, insanın dünyayı anlama ve anlamlandırma biçimlerinin farklı bir yüzü. Bu çeşitlilik içinde bazen matematiksel gibi görünen kavramlar bile —örneğin “değişken”…
Yorum BırakO Sabah ve Kahve Kokusu Sabahın o sessiz, hafif puslu anlarından biriydi. Penceremi açtım, Kayseri’nin o serin ve biraz da rüzgârlı havası içeri doldu. Kahvemi hazırlamak üzere mutfağa yürürken elim istemsizce eski, küçük not defterime gitti. Orada, daha önce yazdığım binlerce günlük sayfası gibi, bugün de bir şeyler karalayacağımı biliyordum. Ama içimde farklı bir heyecan vardı; uzun zamandır beklediğim bir haber gelmişti. Arçelik Telve’nin ne zaman çıktığını nihayet öğrenmiştim: 2014 yılı. Sanki hayatımın bir köşesinde kaybolmuş bir parça bulmuş gibi hissettim. Kahvemi hazırlarken makinenin tıkırtısı, suyun fokurdaması ve kahve telvesinin yavaş yavaş fincana dolması bana bir tür ritüel gibi geldi.…
Yorum BırakUykuda İnleyen Bebek ve Toplumsal Düzen Üzerine Siyasi Bir Okuma İnsan, düzen arayışını yalnızca sokakta, parlamentoda ya da seçim sandığında değil; en mahrem alanlarda, hatta bir bebeğin uykusunda bile anlamlandırmaya çalışır. Sessizliğin beklenmediği anlarda ortaya çıkan küçük sesler, bazen bedenin biyolojik ritmiyle ilgili olduğu kadar, zihnin anlam üretme çabasıyla da ilişkilendirilir. 7 aylık bir bebeğin uykuda inlemesi gibi sıradan görünen bir durum bile, güç ilişkileri, toplumsal düzen ve kontrol mekanizmaları üzerine düşünmeye kapı aralayabilir. Bu yaklaşım, olayı tıbbi ya da gündelik bir açıklamaya indirgemez; daha geniş bir çerçevede, iktidar, kurumlar, ideolojiler ve yurttaşlık kavramlarıyla birlikte ele alır. Çünkü siyaset bilimi…
Yorum Bırakİnsan davranışlarını anlamaya çalışırken kendimi çoğu zaman tek bir sorunun etrafında dönüp dururken buluyorum: insanlar neden rasyonel bilgiye sahip olsalar bile finansal ve idari kararlarında duygusal kalıplarına geri dönerler? Özellikle muhasebe sistemleri, hesap planları ve sayısal kodlarla çalışan profesyonel alanlarda bile, görünürde tamamen teknik olan süreçlerin arkasında güçlü bir psikolojik altyapı vardır. “350 hesap nasıl kullanılır?” sorusu da ilk bakışta teknik bir muhasebe konusu gibi görünse de, aslında bilişsel, duygusal ve sosyal katmanları olan çok daha geniş bir insan davranışı alanına açılır. 350 Hesap Nasıl Kullanılır? Kavramsal Çerçevenin Ötesi Bugün Channelistanbul olarak 350 hesap nasıl kullanılır hakkında merak edilenleri açıklığa…
Yorum BırakYavaş Sindirilen Besinler Nelerdir? Geleceğin Vizyonuyla Düşünmek Sevgili Channelistanbul takipçileri, bugünkü yazımızda “Mideyi en iyi ne sindirir” konusuna odaklanıyoruz. Ankara’da bir öğleden sonra… Bilgisayarın başında çalışırken bir yandan kahvemi yudumluyorum, bir yandan da kafamın içinde sürekli sorular dönüyor: “Ya beş yıl sonra kahvaltı rutinlerimiz değişirse? Ya iş yerinde yemek molaları tamamen dijitalleşirse?” Derin bir nefes alıyorum ve çantamdaki bademleri, tam buğday ekmeğini, avokadoyu düşünüyorum. Çünkü yavaş sindirilen besinler nelerdir sorusu sadece beslenmeyle sınırlı değil, aynı zamanda yaşam temposunu, iş verimliliğini ve hatta ilişkileri şekillendirebilecek bir mesele gibi geliyor bana. Geleceğe dair plan yaparken hep yavaşlığa önem veriyorum. Yavaş sindirilen besinler,…
Yorum BırakKelimelerin Üssü: Anlatının Katmanlarında 2’nin 10. Kuvveti İnsan zihni, sayıları yalnızca hesaplamak için değil, onları hikâyeye dönüştürmek için de kullanır. Bir rakamın diğerine eklenmesiyle oluşan basit bir işlem, aslında anlatıların derin yapısına açılan bir kapıdır. “2’nin üssü 10” ifadesi matematiksel bir sonuca işaret eder: 1024. Ancak bu sonuç, yalnızca bir hesaplamanın ürünü değil; tekrarın, çoğalmanın ve anlamın katmanlanmasının edebi bir metaforudur. Çünkü her üstel artış, anlatıda yeni bir yankı, yeni bir motif, yeni bir karakter kırılması yaratır. Edebiyatın diliyle konuşulduğunda 2’nin 10. kuvveti, bir hikâyenin kendini on kez çoğaltarak farklı biçimlerde yeniden doğması gibidir. Her tekrar, aynı değildir; her yineleme…
Yorum BırakApple CarPlay Sonradan Takılır mı? Toplumsal Cinsiyet ve Çeşitlilik Bağlamında Bir Bakış Merhaba Channelistanbul ziyaretçileri! Günümüzün konusu: “Apple CarPlay sonradan takılır mı”. Hazırsanız başlayalım! Günlük hayatımızda teknolojiye erişim ve bu teknolojilerin yaşam tarzımızı şekillendirmesi, toplumsal cinsiyet ve sosyal adalet perspektifinden bakıldığında oldukça çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor. Özellikle otomotiv teknolojileri ve araç içi dijital sistemler, farklı toplumsal grupların deneyimlerini doğrudan etkiliyor. Apple CarPlay sonradan takılır mı? sorusu, basit bir teknik sorgulama gibi görünse de aslında toplumsal cinsiyet eşitliği, ekonomik erişim ve çeşitlilik açısından derinlemesine düşünülmesi gereken bir konu. Toplumsal Cinsiyet ve Araç İçi Teknolojiye Erişim İstanbul’da bir öğleden sonra toplu…
Yorum Bırakİşaret Fişeği Nedir ve Neden Kullanılır? Gece vakti İstanbul’un kalabalığında yürürken birden aklıma geldi: işaret fişeği neden atılır? Hani bazen gökyüzünde aniden parlayan o kırmızı, yeşil veya turuncu ışığı görürüz ya, çoğu kişi için sadece güzel bir ışık oyunu gibi gelir. Ama işaret fişeği, göründüğü kadar basit bir şey değil. Aslında temel amacı, dikkat çekmek ve yardım çağrısı yapmak. Sıradan bir insan olarak, benim gibi akşamları blog yazan biri için bile düşündürücü bir konu. Geçmişten Günümüze İşaret Fişeği Eskiden insanlar denizde kaybolduklarında, dağlarda mahsur kaldıklarında ya da tehlikeli bir durumla karşılaştıklarında bir şekilde dikkat çekmek zorundaydı. Ama neyle? İşte burada…
Yorum Bırak