Mide Kanseri Hangi Tahlilde Belli Olur? Toplumsal Perspektiften Bir İnceleme Hepimizin zaman zaman hayatımızda karşılaştığı bir sorudur: Acaba sağlığımda bir sorun var mı? Ya da daha da endişe vericisi, Bir hastalık olabilir miyim? Bu gibi sorular, çoğumuzun bir anlık kaygısının ötesine geçer, kimi zaman hayatın yönünü değiştirecek ciddi bir kaygıya dönüşebilir. Mide kanseri de, toplumlarda sıkça karşılaşılan ancak en başta anlaşılması zor olan hastalıklardan biridir. Mide kanseri, başlangıçta belirgin belirtiler göstermediği için tıbbi tahlillerle daha kolay fark edilebilen bir hastalıktır. Ancak, bu tahlillerin ne kadar yaygın kullanıldığı ve insanların bu testlere nasıl yaklaştığı, aslında toplumsal bir sorundur. Mide kanserinin tespitinde…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Levrek Ne Kadar Kılçıklı? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Hayatın her alanında olduğu gibi, siyasette de temel sorulardan biri “ne kadar” sorusudur. Bu soru, güç ilişkilerinden toplumsal düzenin işleyişine kadar her şeyin miktarını ve sınırlarını sorgular. Dışarıdan bakıldığında, basit ve sıradan gibi görünen bu soru, aslında çok daha derin bir analizin kapılarını aralayabilir. Özellikle, siyasette “ne kadar” sorusu, güç, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi gibi temel kavramlarla iç içe geçer. Levrek ve kılçıklarını bir siyaset bilimci bakış açısıyla düşündüğümüzde, her bir kılçık, toplumsal düzenin bir parçası, her bir diken ise iktidarın bir göstergesi gibi karşımıza çıkabilir. Yani, levreğin kılçığı, yalnızca…
Yorum BırakJaponların Pirinç Maskesi: Bir Edebiyat Perspektifiyle Güzellik, Doğa ve Yeniden Doğuş Edebiyat, doğanın binbir renkli görüntülerini, insan ruhunun en derin kıvrımlarını ve evrenin gizli armonilerini anlamak için kullandığı kelimelerle insanlık tarihini yazdı. Tıpkı bir masalın karakteri gibi, kelimeler de dönüştürücü güçleriyle hayatımızda derin izler bırakır. Bir kelime, bir metafor, bir sembol, bizleri başka dünyalara taşır; yalnızca ruhumuzu değil, bedenimizi de şekillendirir. Güzellik kavramı da bu evrensel edebi gücün bir parçası olarak karşımıza çıkar. İnsanlar tarih boyunca güzelliği tanımlamak, ona ulaşmak için farklı yollar aradılar. Birçoğu bu yolu doğada buldu. Doğanın bir armağanı olan pirinç, Japon kültüründe sadece bir gıda maddesi…
Yorum Bırakİnançsızlık Bir İnanç Mıdır? İnançsızlık, sadece bir inançsızlık durumu değil, aynı zamanda sosyal, toplumsal ve bireysel düzeyde derin etkiler yaratabilen bir olgudur. Birçok insan, inançsızlık kavramını, dinî ya da felsefi bir boşluk olarak tanımlar. Ancak, inançsızlık yalnızca “hiçbir şeye inanmak” değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi konularda farklı bir bakış açısı, bir duruş da oluşturabilir. Peki, inançsızlık gerçekten bir inanç mıdır? Bunu toplumsal gözlemlerle ve kişisel deneyimlerimle incelemeye çalışalım. İnançsızlık ve Toplumsal Cinsiyet Toplumumuzda inançsızlık, genellikle heteronormatif değerlerle şekillenen bir bağlamda ele alınır. Sokakta yürürken ya da toplu taşımada, kimi zaman insanların dini kimlikleri üzerinden düşündüklerini…
Yorum BırakTarih, bir toplumun geçmişten bugüne nasıl şekillendiğini anlamamıza yardımcı olduğu gibi, aynı zamanda mevcut durumu daha derinlemesine kavrayabilmemize de olanak tanır. Geçmişin izleri, toplumsal yapıların ve kültürel kimliklerin nasıl evrildiğini, toplumsal dönüşümlerin ve kırılma noktalarının izlerini sürmeyi mümkün kılar. Bugün, farklı olayların ve mekanların anlamını daha iyi kavrayabilmek için tarihsel bir perspektife ihtiyaç duyarız. Eceabat ve Abide arasındaki mesafe, yalnızca coğrafi bir uzaklık değil; aynı zamanda bir toplumun hafızasında yatan derin anlamları ve hatırlatmaları taşıyan bir mesafedir. Bu yazıda, Çanakkale’nin derin tarihsel bağlamına, bu iki nokta arasındaki mesafenin ötesine bakarak, toplumsal dönüşümlerin ve kırılma noktalarının ışığında bir yolculuğa çıkacağız. Eceabat…
Yorum BırakBir Çocuk Neden Erken Olgunlaşır? Felsefi Bir Derinlik Çocuklar, masumiyetin ve saf bilginin simgeleri olarak kabul edilir. Fakat bir çocuk birdenbire olgunlaşırsa, bu durum neyi gösterir? Doğal bir evrim mi, yoksa kültürel baskıların bir sonucu mu? İnsanın olgunlaşma süreci, yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda etik, epistemolojik ve ontolojik bir olgudur. Bu yazıda, bir çocuğun erken olgunlaşmasını, bu üç felsefi perspektiften inceleyecek ve çağdaş tartışmalara, felsefi düşüncelere yer vereceğiz. Bir çocuğun hızla olgunlaşması, sadece biyolojik bir gelişim değil, aynı zamanda toplumun, kültürün ve bireysel deneyimlerin bir birleşimidir. Peki, bu olgunlaşma sürecinde “ne” doğru, “ne” yanlıştır? Toplumun çocuklara dayattığı olgunlaşma normları ne…
Yorum BırakÖteki Taraf Hangi Filmden Uyarlandı? Bir Film, Bir Hayat: “Öteki Taraf”ın İlham Kaynağı Geçen hafta akşam bir arkadaşım “Öteki Taraf”ı izlediğinden bahsedince, gözlerim parladı. Bu filmi izlediğimi hatırladım ve hemen içimde bir merak uyandı: “Bu film neydi, nereye dayanıyordu, neyin üzerine inşa edilmişti?” Yavaşça, filmin arkasındaki gerçek ilham kaynağına odaklandım: “Öteki Taraf hangi filmden uyarlandı?” Biliyorsunuz, her filmin bir yansıması vardır. Belki gerçek hayat, belki başka bir hikaye, hatta bazen sadece bir düşünce. “Öteki Taraf” da bu anlamda özel bir yapım. Hani bazen bir filmi izlersiniz ve bir şeyler size tanıdık gelir, gözlerinizde bir ışık yanar; işte o an “Bu…
Yorum BırakAsker Kaçağını Kim Yakar? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Edebiyat, yalnızca kelimelerle kurulan bir dünyadır; ancak bu dünya, insan ruhunun en derin köşelerine işleyen bir güç taşır. Anlatı, her zaman bir şeyleri dönüştürme potansiyeline sahiptir; toplumsal yapıları, bireysel mücadeleleri ve ideolojik çatışmaları ortaya serer. “Asker kaçağını kim yakalar?” sorusu da, sadece hukuki bir soru değil, derin bir anlatı ve toplumsal sorgulamanın kapılarını aralar. Bu soruyu edebiyat perspektifinden ele alırken, yalnızca bir askeri suçun ya da toplumsal normların ihlalinin ötesine geçiyoruz. Bu soru, aynı zamanda bireyin, toplumun ve devletin birbirleriyle olan karmaşık ilişkisini anlamamıza yardımcı olur. Kelimenin gücü, bizleri bambaşka dünyalara götürür…
Yorum BırakSincap Türkçe Mi? Bilimsel Bir Mercekten Bakalım Sincap, ormanda koştururken aklınızdan geçen sorulardan biri belki de “Sincap Türkçe mi?” olmuştur. Merak etmeyin, bu soruyu ciddiye alarak, akademik bilgiyle fakat günlük bir dil kullanarak cevaplayacağım. Hem biraz eğlenceli hem de bilimsel bir bakış açısıyla sincapların dilinden bahsedeceğiz. Sincaplar ve Dil: Önce Temel Bilgiler Öncelikle şunu belirleyelim: Sincaplar, bizim konuştuğumuz dilde yani Türkçe’de “sincap” olarak adlandırdığımız, memeli hayvanlar. Ancak, sincapların bizim dilimizdeki gibi bir konuşma sistemi olduğunu söylemek, aslında biyolojik olarak yanlış olur. Yani, sincaplar Türkçe konuşmuyor. Ama nasıl mi? Hadi bunu biraz daha açalım. Sincaplar, tıpkı diğer hayvanlar gibi, kendilerine özgü…
Yorum BırakZiraat Döviz Nasıl Bozdurulur? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Edebiyat, yalnızca sözcüklerle kurulan bir dünya değildir; bazen bu dünyayı şekillendiren dilin, toplumsal yapıların ve bireysel yaşantıların derin bir yansımasıdır. Edebiyatın gücü, bir metni okurken, tüm zihin ve duygu organlarımıza dokunarak, geçmişin ya da geleceğin bilinçaltımıza adım atmasına olanak tanır. Tıpkı bir kitabın karakterinin yaşadığı dönüşüm gibi, ekonomik ve toplumsal gerçeklik de bizlere sürekli bir değişim sunar. Örneğin, döviz bozdurma eylemi, bir yandan oldukça basit bir ekonomik işlem olarak görülse de, derin bir toplumsal ve psikolojik arka plana sahiptir. Peki, Ziraat Bankası’ndan döviz bozdurmak, metinler arası bir bakış açısıyla ele alındığında nasıl…
Yorum Bırak