Gösteriş, İkiyüzlülük, Sahtekarlık Anlamına Gelen Kelime Nedir?
Son zamanlarda hepimiz sosyal medyada, iş yerinde veya günlük hayatımızda daha fazla gösteriş, ikiyüzlülük ve sahtekarlıkla karşılaşıyoruz. Birçoğumuz, “ya böyle olmasaydı?” diye sorgularken, bu kavramlar da her geçen gün daha da derinleşiyor. Teknolojiyle birlikte dünyamız hızla değişiyor ve biz de bu değişimi yaşıyoruz. Ancak bu hızlı değişimin bir bedeli olduğunu düşünüyorum. Peki, gelecekte “gösteriş, ikiyüzlülük, sahtekarlık” anlamına gelen kelime nedir? Bu olgular, beş veya on yıl sonra dünyamızı nasıl şekillendirir? İşte bu konuda biraz kafa yoralım.
Gelecekte Gösteriş, İkiyüzlülük ve Sahtekarlık
Teknoloji ve sosyal medya hayatımızı kuşatırken, gösteriş ve iki yüzlülük gibi olgular da artıyor. Bir insanı ya da bir durumu olduğu gibi kabul etmek ve ona saygı göstermek yerine, birçoğumuz kendimizi bir şeyleri daha iyi gösterme arayışına girmişiz. Aslında, bu gösterişin ve sahtekarlığın ardında yatan asıl şey, kimlik arayışı. Öyle ya da böyle herkes bir şekilde tanınmak istiyor, kendini önemli göstermek istiyor. Peki, bu 5-10 yıl sonra nasıl bir hal alacak?
Gelecekte, gösteriş ve ikiyüzlülüğün çok daha derinlemesine entegre olduğu bir dünyada yaşamak zorunda kalabiliriz. Kişisel yaşamda daha çok kimlik yönetimi ve görünürlük sağlayan platformlarla karşılaşacağız. Şirketler ve bireyler, sürekli olarak daha fazla sosyal onay almak için birbirleriyle yarışacak. Birçok insan için dürüstlük, doğallık ve içsel tatmin gibi kavramlar ikincil planda kalacak.
Sosyal Medya ve Gösteriş Kültürünün Artan Etkisi
Bugün sosyal medya platformlarında herkesin mükemmel bir hayat yaşadığını görüyoruz. Ancak bu mükemmel hayatların çoğu, gösteriş ve sahtekarlık üzerine inşa ediliyor. Birçok kişi, sadece başkalarına kendini en iyi şekilde sunabilmek için yıllık tatil fotoğraflarını, hayatındaki “başarıları” paylaşıyor. Aslında, gerçekte neyin doğru, neyin yanlış olduğunu görmek giderek zorlaşıyor. Bu konuda kendimi bazen tuhaf hissediyorum. Çünkü, bir anlamda hepimiz bu gösteriş çarkının bir parçası oluyoruz.
Ama ya 10 yıl sonra, bu gösteriş çılgınlığı daha da ileriye giderse? Zaten şimdi bile insanlar kişisel markalarını yaratmaya çalışıyor, iş görüşmelerinde veya sosyal hayatlarında daha “güzel” görünmek adına bambaşka bir kişilik yaratıyorlar. Bir yanda teknoloji ve yapay zeka insan hayatını kolaylaştırırken, diğer yanda kimliklerimizle oynanıyor. “Gösteriş, ikiyüzlülük, sahtekarlık anlamına gelen kelime” bu yüzden belki de her geçen gün daha anlamlı hale gelecek. İyi ama, bunun nereye gittiğini tahmin etmek zor değil mi?
İş Dünyasında Gösteriş ve Sahtekarlık: Gelecekte Ne Olacak?
Bir genç olarak iş dünyasında da gösterişin ve sahtekarlığın önemli bir yer tuttuğunu gözlemliyorum. Çalıştığımız firmalar, kariyer hedeflerimiz, toplumsal statümüz… Bunların hepsi birer gösteriş unsuru. Birçok sektörde, yaptığınız işten çok, nasıl göründüğünüz ön plana çıkıyor. Örneğin, LinkedIn profilinizde gösterdiğiniz başarılar, “ne kadar çalışkan olduğunuzdan” daha fazla dikkat çekiyor. Bu da aslında gösteriş ve ikiyüzlülüğün bir yansıması. Gerçekten ne kadar yetenekliyiz, ne kadar çalışkanız? Bunu değerlendiren pek kimse yok. Bunun yerine “görünüş”e dayalı başarılar önemli oluyor.
Şimdi soruyorum: Gelecekte işler daha da dijitalleşip uzaktan çalışma daha yaygın hale gelirse, gösteriş daha da artar mı? İnsanlar daha fazla evlerinden çalışırken, dış dünyaya ne kadar başarılı olduklarını göstermek isteyecekler mi? Çalıştığım ofiste bu tür konular bazen gündeme geliyor; herkes “görünüşte başarılı” olmak istiyor ama kimse gerçekten ne hissettiğini paylaşmıyor. Belki de 10 yıl sonra bu durum daha da karmaşık hale gelir ve biz kendimizi sürekli “başarılı” göstermek zorunda hissederiz.
İnsan İlişkileri: Gösterişin ve Sahtekarlığın Gölgesinde
Bence gösteriş, ikiyüzlülük ve sahtekarlık, en çok insan ilişkilerinde kendini gösteriyor. İnsanlar, birbirlerini anlamak ve gerçekten görmek yerine, bazen sadece başkalarına iyi görünmek için ilişki kuruyorlar. Bu, sosyal medyada popüler olmanın gücüyle artan bir durum. İlişkilerimizde “sahte” bir bağlılık, yapay bir ilgi görmemiz, daha fazla onay almak için kurduğumuz bağlar… Bu konuda hep bir kaygım var. Acaba 5 yıl sonra insanlar daha az “gerçek” ilişkiler kurar mı? Sosyal medya üzerinden tanıştığımız insanlar, onları gerçek hayatta görmediğimizde, kurduğumuz bağların ne kadar “gerçek” olduğunu sorgulayabilecek miyiz?
Bir yandan da teknoloji ile tanışmanın sunduğu fırsatlar bu kaygıyı bir nebze hafifletiyor. İnsanlar daha fazla online bağlar kuruyor, dünya çapında arkadaşlıklar ediniliyor. Ama bu bağlantıların ne kadar derin olduğunu, insanların samimi olup olmadığını anlamak giderek zorlaşıyor. Bu noktada bir soru daha ortaya çıkıyor: Gelecekte insanlar sadece gösteriş ve onay almak için mi bağlantı kuracaklar, yoksa gerçek anlamda birer arkadaşlık, dostluk kurmaya mı çalışacaklar?
Sonuç: Gösteriş ve İkiyüzlülüğün Zayıfladığı Bir Gelecek Mi?
Sonuç olarak, gösteriş, ikiyüzlülük ve sahtekarlık anlamına gelen kelime, gelecekte belki de çok daha derin bir yer edinecek. Ancak bu durum, her zaman kötü bir şey olmayabilir. Teknoloji ilerledikçe, bu olguların insan yaşamındaki rolü değişebilir. Belki de gelecekte insanlar daha “gerçek” ve “doğal” olacaklar. Ama yine de, bu sürecin içinde kaybolmamak, kendi değerlerimize sadık kalmak önemlidir. Gerçekten kimseye sahte bir yaşam sunmaya değer mi? 5-10 yıl sonra bu soruya yanıtımızı ararken, geleceği biraz daha umutla karşılamaya çalışmalıyız.